" Nerdesun Ali Dayı, Geldi Ağustos Ayı "


İlhan Palut'un 3. sezonunu yaşadığı Ç.Rizespor'da bu sezon şimdilik işler yolunda gitmiyor. 
Geçen haftayı boş geçiren yeşil - mavili takım lige verilecek Milli ara öncesi lider ve istim üzerinde olan G.Saray'a İstanbul'da konuk oldu.
Bu ligin ağır abisi konumunda olan sarı - kırmızılı takıma karşı yeşil - mavili takım nasıl bir sınav verecek sorusu ? Hafta boyunca çok tartışıldı. Son iki maç İstanbul'da rakibinden toplam 11 gol yenilmiş, lige iyi bir giriş yapmayan Rizespor acaba fark mı yiyerek Rize'ye dönecek endişesi, maç sonunda Rizespor'un ortaya koyduğu dirençli futbol, verilmeyen ve uydurma ofsaytta takılan gol ve direkte patlayan şut, aslında; Pekte korkulacak bir şey yok yeter ki böyle mücadele edin futbol şansı ve birçok gri pozisyonda hakem taktiri bir gün adaletli işlediğinde bu sefer sahadan gülerek ayrılan biz olacağız ın işaretini bize verdi..
Bu ülkede futbolda bu adaleti belki bizler görmeyeceğiz ancak o adaletli düdükler çalındığında inanın Avrupa kupalarına katılan sözde şımarık büyük takımlar işte o zaman Eylül ayı gelmeden elenmeyecekler, Edirne'den öteye yollarına devam edecekler diyelim ve yeniden sahaya inelim.
İlhan Palut, 15 gün önce oynanan Alanyaspor maçında ilk 11'ini değişmedi, taktik anlayışını da değişmedi. 5'li bir savunma kalabalık bir orta saha ve çift forvet. Burada tek sıkıntı iki maçta da oyuna kanat orjinli olmayan forvetsiz başlaması. Oysa ki bu topraklarda hele ki Ağustos ayı geldiğinde atmaca lar uçar ve bunun türküsünü bile yaptılar; "Nerdesun Ali Dayı, geldi Ağustos Ayı, Hazırla Atmacayı "... Ama Atmacanın başkentti, takımın sembolü Atmaca maalesef kanatsız oynuyor, hiç atmaca kanatsız olur mu İlhan hoca, atmaca kanatsız uçar mı İlhan hoca, uçmaz ve sen Rizespor'u kanatsız yaptın . Ne zaman iki pırpır Verasanovic ve Zagiri oyuna girdi golü buldun ve oyuna ortak oldun. Dün akşam en azından bu yürekli oyunla bir puanı çok hak etmiştik ancak 2 yıldır aralıksız yazıyorum Rizespor'da ana sorun ne kaleci ne de forvet diye, bizim takımda ana sorun 6 numara diye yazıyorum. 
Bu mevkie tapulu malı gibi çöken ve 6 numarayı sırtına geçiren Papa ile bu işler olmaz. Bu ligde bu oyuncu ile yol alamazsınız. Evet, Yunan oyuncu özellikle ilk yarı genelde basıyor, rakibi bozuyor ve o kadar. Aldığı her top kayıp, 2 sezondur kaliteli bir ara pas yok, kilit pas yok, duran toptan golü yok ve bu oyuncu her maçın ikinci devresinde ise pili bitiyor yokları oynuyor. Oysa ki dün akşam cillop gibi top önüne düştü, penaltıdan daha rahat ve o topu direğin yanından dışarı attı, golü atsa bir puan cepte, aynı senin 6 numaran ikinci devre ayakta duracak hali olmadığından maç sonu ayağındaki topu kaptırdı ve 3. golü kalemizde gördük. Burada Rizespor yönetimi baktı ki 6 numaraya bir muadil bulayım gitti boşta olan Taylan ı aldı. E be kardeşim bu oyuncu önceki sezon Samsunspor'daydı. Samsun takımı düşünün geçen sezon transfer yasaklı bunu hocası bırakır mı? Yani her oyuncuya ihtiyacı var, kadrosu dar ve transfer yasaklı. Ama futbol bilgisi olan Alman teknik adam Taylan için " bırakın" dedi. Niye? Çünkü gördü, bu oyuncu ile bir sezon çalıştı, olmaz dedi, sahada yürüyor, yaş ilerlemiş, sakatlık sorunu diz boyu dedi ve transfer yasaklı olmasına rağmen Taylan Samsun'dan ayrılmak zorunda kaldı. Bu iş bu kadar basit, sen Papa ya alternatif Taylan ı alırsan zaten sıkıntı bir bölgede daha da fazla sıkıntı yaşarsın. İşte Rizespor'da transfer aklıyla ilgili küçük görünse de büyük bir kara delik!..
Dün akşam lider G.Saray'ın fiyakasını bozacağımız ve en kötü bir puan alarak Rize'ye döneceğimizin ufak bir teknik ayrıntısı. 6 numaranın yaptığı ve yapmadıkları. Sen transferde doğru işler yap, hakemler nereye kadar seni budayacak? Biraz siyaset olacak ama İlimizden çok değerli bakanlar çıktı, en son Sağlık bakanı ve Ç.Rizespor'un eski yöneticisi Kemal Memişoğlu. Ne yaptı Memişoğlu? Yağdırdı memleketine hastane, tesis ve yeni doktor tayinlerini. İhtiyacı anında bakanlık koltuğuna oturur, oturmaz haklı olarak bir talimatla çözdü. Aynı komşumuz Trabzon'un çok değerli bakanları gibi. Trabzon şehrinin yıllardır bir dediğini iki etmeyen bakanlar gibi, helal olsun. Bizde bir diğer tecrübeli bakan var biliyorsunuz. Sayın Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak. Ülkenin Spor bakanı, Rize'nin evladı. Ama sayın Bakan Bak bir türlü Rizespor'un , Rizelinin futbolda eziyetine son noktayı koyamadı. Hep ikinci sınıf oyuncular, futbol bilgisi, futbol ezberi , oyun kültürü geriye giden bir hoca sonuç Rizeli milyonlarca kişi Rizespor'dan sebep maç sonrası komalık oluyor. Bu sene de stres, eziyet, şeker, tansiyon, bize rahatlık yok mu?.. Bizim taş gibi takımımız olmayacak mı? Doğru hastane yollarına, tahlil, doktor derken, Allah tan Sağlık Bakanını, Sayın Cumhurbaşkanı atadı da Rizelinin bu Rizespor hastalığından kaynaklanan hastalığını tedavi de yardımcı oldu.. Bu işin siyasi ironi benzetmesi ama maalesef durum bu arkadaşlar. Bu topraklar her şeyin en iyisini hak ediyor. Futbolda ortak akıl ve kalite her zaman iş görür. Yoksa Rizespor ligi bilmem kaçıncı bitirse ne olur, burada asıl mevzu bu kadar harcama sonuç düştük mü, düşüyor muyuz hesaplarını her sezon yapmamız. Bilmem bu konuyu ben kaçıncı kez yazdım ama maalesef değişen bir şey yok diyelim ve suyu daha da bulandırmadan noktayı koymadan önce sayın Spor Bakanımıza Rize ve İlçelerine kazandırdığı çok önemli tesisler için teşekkür etmeyi de unutmayalım..


Önceki Haber 

Yorumlar

Yorum Yapın