
Çaykur Rizespor'un evinde oynadığı Alanyaspor maçı aslında bu sezonun ilk kırılma maçıydı. Atmaca bu maçtan galip gelseydi hem rakibini yakalayacaktı hem de zor fikstür öncesi hafiften derin bir nefes alacaktı ama o nefesi maça atanan ve Rizespor'a bir "nefes" borcu olan hakem Halil Umut Meler maalesef vermedi.
Maçın ilk dakikaları içinde Papa'nın bu ligde yere yatma sanatını, kıvranma ve ayağım koptu seslerini yıllar boyu en iyi uygulayan ve ekmeğini yiyen Efecan'a temasını ışık hızıyla kırmızı kart olarak veren Meler önce rengini bir kaz daha belli etti sonra kendi çaldı kendi oynadı ve yetmedi VAR dan da üst düzey destek alarak Rizespor'un maç sonu altın değerinde iki puanına bir kez daha el koydu.
Bir kez daha diyorum daha bu sezon ligin ilk yarısında yine aynı hakem Halil Umut Meler Trabzonspor maçında Savic'in Hojer e yaptığı yüzde bir milyon penaltı olan pozisyonda gözünün önünde devam diyen ve o maçtan da Rizespor'un puanını göz koyan hakem Halil'di. Malum MKE Ankaragücü maçında kendisine yapılan linç girişiminde cansiperane duvar ören takım olan Rizespor'a karşı bir can borcu olan hakem Halil efendi birilerinin talimatı ile Rizespor'un sahada nefesini kısmaya devam ediyor, bakalım bu ne zamana kadar sürecek!..
Bu hakemler ve Rizespor konusunda aslında ne desek boş. Yıllar boyu aynı, bir tarafta evet çoğu maçta hakemler ve VAR tarafından doğranıyoruz, diğer yandan da her sezon bu tablo sürpriz değil diyorum. Çünkü böyle kadro mühendisliği aslında bizim takım her hafta yazıyorum sıkıntı yaşar. Sen iki sezon merkez orta sahanı Papa ya teslim ettin mi senide yakar, takımını da yakar. Ayağında ki boş topu tembel pas ile dürttü, o topa ikinci bir hamle yapayım derken tilki kurnazlığında Efecan hemen ayağını soktu ve sonrası malum kıvranmaya başladı. İşte böyle bana merkez orta sahanda ki oyuncun kadar gel. Kaliteli ve akıllı bir oyuncu sana hem maç kazandırır hem de maç sonu rahat bir uyku. Bizde yok, Başkan Turgut her sezon elinden gelenin fazlasını maddi ve manevi yapıyor ama takım sahada görevini yapmıyor, çünkü kalite eksik, yönetim dertli ve stresli, taraftar zaten her sezondan idmanlı sonuç Rizespor ligde ne güldürüyor, ne ağlatıyor, boşa geçen yıllar üç beş kişinin oyuncağı olan bir camia ve her sezon aynı film vizyonda!.. Rizeli, Rizespor'u öyle bir aşk ve tutku ile seviyor ki bu sevginin bu bağlanmanın ne kitap ta yeri var ne de başka bir yerde. Düşünün her sezon aldatılıyorsunuz ama yine seviyorsunuz ve aşkınızın yanında o soğukta takımınıza destek olmak için koşarak gidiyorsunuz. Bu futbol a bir daha maça gitmem diyorsunuz ama yine gidiyorsunuz, bunun tedavisi yok !..
Saha içinde 11'e 10 iken daha iyiydik bence. İkinci devre konuk takımın baskısı altında başladı sonrası yapılan değişiklikler ve Kazım'ın golünde ayak tırnağı kalınlığında ofsayt çizgisi çizildi! Yazık bir kez daha, onun için hakem konusunda ne desem boş diyorum. İptal edilen gol sonrası Mihaila ile attığımız golde hakem ve VAR bir şeyler aradı ama nafile bulamadı ve son 10 dakika içinde öne geçtiğimiz maçta bir kez daha yaslanma hastalığı altında basit bir taç atışından gelen topa kimse Hagi ye dur diyemedi o da babası gibi en iyi bildiği işi yaptı ve avuta gidecek olan top gitti takım arkadaşına çarparak gol oldu. Maç boyu kaleci Fofona takımın en iyisi olarak göze çarptı, gerisini siz düşünün bir de kendi evinizde oynuyorsunuz. Rizespor'da tekrar a girecek ama sorun orta sahada . Üretmekte zorlanan bir takımız. Kaliteli dikine giden, bir o kadar akıllı 8 - 10 oynayan bir oyuncu al 5 tane vasat oyuncu alma. Bakınız bu hafta rakip Başakşehir takımı iyi izleyin devre arası transferi nasıl olur, nokta atışı transferi nasıl yapılır size bir örnek. 25 numaralı Fas lı orta saha oyuncusuna dikkatli bakın , nasıl kalite kokuyor, hem oynuyor hem takımı oynatıyor, pozisyona sokuyor. Bizde ise son gün beklemeye devam.
Yorum Yapın